Spor

Emre Akbaba'nın trasfer sürecinde neler oldu?

Galatasaray'ın yeni transferi Emre Akbaba, transfer sürecinde yaşananları anlattı.

Haberi DinleDurdur

Galatasaray'ın yeni transferi Emre Akbaba, sarı-kırmızılılar transferini anlatarak, "Profesyonel oyuncuyuz ama sevdiğimiz bir takım var. Gönlümde her zaman Galatasaray vardı. 'Siz başka bir takımla anlaşmış olabilirsiniz ama ben istemiyorum' dedim. Aileme de danıştım. Ama herkes benim gibi düşünüyordu. Babam olsun, eşim olsun, tüm ailem Galatasaray’a gitmemi istemişti” dedi.

Galatasaray’ın Alanyaspor’dan kadrosuna kattığı Emre Akbaba, kulübün resmi dergisine açıklamalarda bulundu. Çocukluğundan buna yana futbolu çok sevdiğini, hastası olduğunu belirten Akbaba, “Fransa’da birkaç kulüp beni denemeye çağırmıştı. 13-14 yaşındaydım galiba Le Havre’ye gitmiştim. Oradayken ‘senin boyun çok kısa, gelişmelisin’ demişlerdi. Daha sonra 17-18 yaşında Fransa ikinci liginde profesyonel değil amatör olarak oynamaya başladım. Amatör bir kulüpteydim. Fransa’da altyapı takımları liglerde oynayabiliyor. Ben de Fransa ikinci liginde profesyonel olmadığım halde forma giymeye başladım. Daha sonra birkaç kulüpten teklif geldi. Denenmeye çağrıldım ama tercih edilmedim. Orada doğdum ve ister istemez orası da eviniz gibi oluyor. Bizim oturduğumuz yerde çok göçmen yaşıyordu. Çok ciddi bir sıkıntı yaşamadık fakat Fransızlar bazen yabancı olduğumuzu hissettirdi. Fransız kulüplerinde denenmeye gitmeden önce diğer denenmeye gelen oyuncular bana Fransızlardan 2-3 kat daha iyi oynamam gerektiğini söylerlerdi. Çünkü aynı seviyede olduğumda Fransızların seçileceğini biliyorduk” diye konuştu.

Türkiye’ye geliş hikayesi

Türkiye’ye transfer olmasının hikayesini anlatan başarılı futbolcu, “Kamil (Kabay) Hoca beni Alanyaspor’a çağırmıştı. O zamanlar 17-18 yaşlarındaydım. Abimle beraber denenmeye gitmiştik. Kamil Hoca beni beğendi ama abimi takımda tutmayacağını söylemişti. Bu yüzden benim için yalnız kalmak zor oldu. Hocayla konuştum ve Fransa’da 2. liginde bir sene daha oynamamın ve bu süre sonunda geri dönmemin faydalı olacağını söyledim. O sene de Kâmil Hoca ayrıldı takımdan. Bir sene sonra Fransa’da yine aynı turnuvada bu sefer Antalyaspor’un altyapı sorumlusu izlemeye geldi. Yine beğendiler futbolumu ve aynı sıralarda Kamil Hoca da Antalyaspor’un A2 takımı basına geçmişti. Bu sefer Antalyaspor için denenmeye çağırıldım. Türkiye’ye ikinci gelişimde; yani Antalya’ya geldiğimde ilk olarak sabah antrenmanına çıktım. Aksam çift kale maç vardı. Orada sadece ben yokum. Denenmeye 1-2 hafta önce gelen ve orada antrenman yapan gençler vardı. Fakat benim denenme sürem çok uzun olmadı. İkinci günün sonunda benimle sözleşme imzaladılar.

“O sene 38 maç oynadım, 15 gol atıp 12 asist yaptım”

Futbolcunun oynadıkça kendisini geliştirebileceğini söyleyen Emre Akbaba, “O yüzden kiralık gitmeye hiç soğuk bakmadım. Antalyaspor’dayken Samet Hoca ile kampa katılmıştım. Hazırlık maçında da bayağı bir şans bulmuştum. Ondan sonra beni kiralık vereceklerini söylediler. O kadar oynadıktan sonra kiralık olarak gideceğimi duyduğumda biraz şaşırmıştım ama sonuçta kadro çok kalabalıktı. Ben de tabii ki oynamak istiyordum ve PTT 1. Lig ilk tercihim oldu. O sene 38 maç oynadım, 15 gol atıp 12 asist yaptım. Hem takımıma katkı yaptım hem ilk şampiyonluğumu yaşamış oldum. Benim için güzel bir deneyimdi” dedi.

“Beni milli takıma ilk davet eden Fatih Terim”

A Milli Futbol Takımı’na seçildiğinde çok mutlu olduğunu belirten 26 yaşındaki futbolcu, “Tabii ki milli takım hep hedeflerim arasındaydı. İyi performans göstererek milli takıma katılmayı amaçlıyordum. Beni ilk davet eden Fatih Hoca olmuştu. Lucescu zamanında forma şansı buldum ve ilk maçımda da gol attım, hatta ilk topa dokunuşumda. Şimdi hedefim milli takımda kalıcı olmak. Önümüzde eleme maçları var, yavaş yavaş oynayıp milli takıma katkı sağlamayı sürdüreceğim” değerlendirmesinde bulundu.
Euro 2020 için genç bir takım kurulduğunu belirten Akbaba, “Hocamız bunun hazırlığını yapıyor. İnanıyorum ki bu genç oyuncu topluluğu arasında iyi bir uyum yakalarsak, çok rahat bir şekilde Avrupa Şampiyonası’na katılırız” dedi.

“Futboldan para kazanacağım dediğim zaman”

Okuldayken öğretmenlerinin hangi mesleği seçmek istiyorsunuz sorusuna hep ‘futbolcu olacağını yazdığını vurgulayan Emre Akbaba, “Bunu görünce öğretmenlerim "Futbolculuk bir meslek değildir" demişlerdi, böyle olunca da ben “elektrik mühendisi” yazmaya başladım. Aslında nasıl bir meslek olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu” şeklinde konuştu.

“Siz başka bir takımla anlaşmış olabilirsiniz ama ben istemiyorum dedim”

Galatasaray’a transfer sürecini de anlatan Akbaba, “Sonuçta serbest bir oyuncu değildim, bonservisim kulüpteydi. Eski kulübümün bazı beklentileri vardı fakat ben onlara Galatasaray’a gitmek istediğimi ilettim. Onlar da bana başka kulüplerle anlaştıklarını ifade ettiler. Hatta geçen sezon arasında başlamıştı teklifler. Evet, sonuçta profesyonel oyuncuyuz ama sevdiğimiz bir takım var. Bu görüşmeler yaşanırken Alanyaspor antrenmanlarına devam ediyordum. Gönlümde her zaman Galatasaray vardı. 'Siz başka bir takımla anlaşmış olabilirsiniz ama ben istemiyorum' dedim. Ertesi gün beni tekrar kulübe çağırdılar ikna etmek için, onlar da kendi açılarından haklı olabilirler, fakat sonuç değişmedi. Sonuçta bir karar vermem gerekiyordu. Aileme de danıştım. Ama herkes benim gibi düşünüyordu. Babam olsun, eşim olsun, tüm ailem Galatasaray’a gitmemi istemişti” açıklamasında bulundu.

“Burada olduğum için o kadar mutluyum ki, anlatabilmem çok kolay değil”

Sarı-kırmızılı taraftarların 'Galatasaray’ın çocuğu Emre Akbaba' sloganının adaptasyon sürecini çok kısalttığını belirten başarılı futbolcu, "Aslında ben de onlardan biriyim. Ben de o tribünlere çıktım. Sonuçta kendimi bu camiaya ait hissediyorum ve taraftarlarımız da bana bu konuda destek sağlıyorlar. Burada olduğum için o kadar mutluyum ki, anlatabilmem çok kolay değil. Taraftarımıza çok teşekkür ederim. Onları mahcup etmemek için her şeyi yapacağım" dedi .

“Benim ilk hayalim Ali Sami Yen’de maç izlemekti”

Kendisinin ilk hayalinin Ali Sami Yen’de maç izleme olduğunu hatırlatan Emre Akbaba, “Ali Sami Yen Stadı yıkıldı ve orada maç izleyemedim. Türk Telekom Stadı’nda maç izlemek istedim ve o hayalime ulaştım. Sosyal medyada çıkan fotoğrafı çektirdiğimde Kahramanmaraş’ta oynuyordum ve daha 20 yaşındaydım. Ali Sami Yen Stadı’na veda edildiği zamanlarda sosyal medyada bir paylaşımım olmuştu, çünkü Ali Sami Yen’de maç izleyemediğim için halen çok üzülürüm. Galatasaray’da oynamak ise hayalden çok daha ötesiydi ve bugün buradayım” diye konuştu.

“Fatih Hoca bana güvenip 30 dakika forma şansı verdi”

Teknik Direktör Fatih Terim ile ilk diyaloglarını açıklayan Akbaba, “Hoca ile ilk konuşmamızda transferin hayırlı olmasını diledi. Göztepe maçından önce antrenman durumumu sordu, ben de iyi durumda olduğumu söyledim. Açıkçası ben o maçta en fazla 5-10 dakika şans bulurum diye düşünüyordum, o da bulursam Ama Fatih Hoca bana güvenip 30 dakika forma şansı verdi. Oyuna girmeden önce oynayacağım mevki üzerine konuştuk yalnızca” ifadelerini kullandı.

“Hedeflerim arasında İspanya Ligi var diyebilirim”

Hedefleri hakkında da konuşan Emre Akbaba, “Öncelikle burada kupalar kazanmak istiyorum. Belki ileride hem kendimi daha iyi geliştirebilmek hem de kulübüme para kazandırmak için Avrupa’da futbol hayatımı sürdürmeyi düşünebilirim. Hedeflerim arasında İspanya Ligi var diyebilirim” şeklinde konuştu.

“Mario Jardel golü attığında sevinçten ağlamıştım”

Futbol maçı izlerken iki kez ağladığını belirten 26 yaşındaki futbolcu, “Bir tanesi milli takımın Kosta Rika’ya karşı oynadığı Dünya Kupası maçı Diğeri ise Süper Kupa finalinde oynanan Real Madrid maçı Mario Jardel golü attığında sevinçten ağlamıştım” dedi.


Yukarı